7/1/2010 - “Hata yapma lüksümüz yok”

Kaptanımız Alex de Souza kendisine ait sitesinde, sezonun ikinci yarısı için kısa bir değerlendirme yaptı.
Turkcell Süper Lig'de şampiyonluğu hedeflediklerini söyleyen kaptanımız Alex de Souza, "İkinci yarıyı da lider bitirmek hiç şüphesiz hedefimiz. Ancak bunun için 16 hafta boyunca çok zorlu ve mücadeleli maçlara çıkacağız. Uzun bir yol bizi bekliyor. Ayrıca ikinci yarıda her şey değişik olacak. Karşı karşıya geleceğimiz bazı ekipler düşmemek için mücadele edecek. Bazıları ortalarda bir yerde bitirmek için hedefsiz oynayacak. En zorlusu olan bazı ekipler de ilk sıralar için kavga verecek. Bütün bu rakiplerin yanında Türkiye'nin soğuk havasını, sahaların kötü şartlarını da hesaba katarsak ikinci yarı hiç de kolay olmayacak. Bundan dolayı hata yapma lüksümüz yok" dedi.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
7/1/2010 - “Lille’ i geçersek, Liverpool kolay…”

Fenerbahçe Gazetesi 73. sayısında Uğur Boral ile bir röportaj yaptı. Röportajın tam metni aşağıdaki gibidir:
"Bu sayıdaki konuğumuz Uğur Boral'ın Fenerbahçe ve Türk futbolunda önemli yeri var.. Yıllar önce Gençlerbirliği takımının orta alanında ortaya koyduğu mükemmel performansla dikkatleri çekerek, transferin gözdesi olan bu futbolcumuz, daha henüz lig bitmeden Fenerbahçe için imzasını attıktan sonra daha da ünlenmişti..
Üstün teknik kalitesi, mükemmel kullandığı sol ayağı ve de rakip kanatları bezdiren ataklarıyla, önce Fenerbahçe'nin, sonra da milli takımımızın vazgeçilmezlerinden birisi olmuştu Uğur Boral.
Roberto Carlos ile sol kanatta oluşturduğu başarılı ikili, Andre Santos'un transferinden sonra bozulmuş ve Uğur Boral, geride kalan ilk yarıda fazla sayıda forma şansı bulamamıştı..Son maçlarda yakaladığı şansı iyi değerlendiren deneyimli futbolcumuzun, R.Carlos'un ayrılmasıyla önünün daha da açılacağını ummaktayız.
İşte, bu beklentiden hareketle, beklentilerimize yanıt bulabilmek için sohbetimize bu konudaki bir soru ile başlamak istedik.
İkinci yarıda taraftarlarımız nasıl bir Uğur Boral izleyecekler ?
Her zaman olduğu gibi, ikinci yarı takımda oynama şansı bulmak için var gücümle çalışıyorum. Bunu başarırsam bütün benliğimle, varlığımla, her şeyimle Fenerbahçe için elimden geleni fazlasıyla yaparım. Takım içinde oynayan -oynamayan herkesin çok özel bir yeri vardır. Burası Fenerbahçe. Bunun bilincindeyiz. Ama tabii ki oynarsam kendimi daha çok gösterebilme fırsatım olacaktır.
FC Sheriff maçında attığın golle üzerindeki baskılardan kurtulabildin mi?
FC Sheriff maçında attığım gol benim için önemli ve çok değeri olan bir goldü. Beni izleyenlerin şunu iyi bilmesi gerekir. Ben oynamıyorum, peki neden? Kötü müyüm? Hayır, öyle bir şey yok, hoca tercihini farklı yönde kullanıyor. O şekilde de oynamıyorsunuz, idmanlarda kötü olsam, bırakmış olsam, Sheriff maçında o golü atamazdım.
Sen Carlos geldiğinde "Herkesin ondan mütevazılık anlamında öğrenecek çok şeyi var" demiştin. Bununla ne demek istedin, biraz bize açar mısın ?
Fenerbahçe'de ve Türkiye'de futbol oynayan bütün futbolcuların, dünyanın en iyisi olan Roberto Carlos'tan örnek alması gereken çok şey olduğunu düşünüyorum. Futbolcu olarak üst düzeyde yetişen arkadaşlarımızın, biraz daha kendilerine dikkat etmesi gerektiğine inandığım için böyle bir şey söylemiştim. Çünkü o kadar çok kişi görüyoruz ki, maalesef o ağırlığı, o yükü kaldıramıyorlar! Ondan sonra da kaybolup gidiyorlar.. Yeni yetişen futbolcu arkadaşlarımızın, öncelikle mütevazi olmayı öğrenmeleri gerekmektedir..
Yetenek her insanda olabilir. Mesela ben giderim, benim yerime başkası gelir ama biraz daha çok insanlığa yatırım yapılması gerekmektedir. Roberto Carlos dediğimiz bu megastar, çocukla çocuk, büyükle büyük olan, kariyerinin üstünden bize tepeden bakmayan birisiydi. Ben onun kariyeri boyunca bütün her şeyi hak ettiğini düşünüyorum.
FC Sheriff maçında attığın golden sonra Roberto Carlos'a gittin. O andaki duyguların nelerdi ? R.Carlos'un senin futboluna olan katkısını yorumlar mısın ?
Takımdaki herkes gibi ben de onu çok seviyorum, ayrılması bizleri çok üzdü. Ama bu kararına saygı duyuyorum. O bize saha içinde ve dışında her zaman yardımcı oldu, tecrübesini bize aktardı. Carlos'la arkalı- önlü oynamak herkese nasip olacak bir şey değil, bu bana nasip oldu. Ben de elimden geldiği kadarıyla ondan bir takım şeyleri öğrendiğimi düşünüyorum. Futboluma,profesyonelliğime tabiî ki çok fazla katkısı oldu.
Aslında takımda onu zaten sevmeyen hiç kimse yoktu. O kadar sevimli, o kadar cana yakın, yaptığı her şey yakışan ve güler yüzlü bir arkadaşımızdı. Herkes ondan bir şeyler öğrendi.."
Her futbolcunun spor yaşantısında, ismi ile özdeşlenen bir ya da birkaç maçı vardır. Üzerinden yıllar geçse de, bunlardan birisi anılsa hemen akla diğeri gelir! İşte deneyimli futbolcumuz Uğur Boral'ın da ismiyle özdeşlenen böyle bir maçı vardır. Biz de sohbetimizi, bu konuyu gündeme getirecek sorumuzla sürdürmek istedik.
Sevilla maçlarında dünyanın en iyi sağ beki Daniel Alves'i sağından- solundan geçerek ekarte ettin. İlginçtir, sezon sonunda Alves Barcelona' ya transfer oldu ama sende düşüş yaşandı. Bunu neye bağlıyorsun?
Sevilla maçlarındaki performansım gerçekten üst düzeydeydi. Ama spor kamuoyu beni hep o maçtaki oyunuma göre değerlendiriyor. Oysaki bir önceki Şampiyonlar Ligi'nde CSKA Moskova'ya iki tane gol attım ama o maç bu kadar konuşulmadı.
Avrupa Şampiyonası'nda Almanya'ya karşı yarı finalde oynadığım maç bile hiç akla gelmiyor, Süper Lig'de takımım için verdiğim mücadeleler, attığım goller onlar da hiç konuşulmadı ! Herkes Sevilla maçında kaldı ve beni o maça göre yorumladılar.. Hani Ben de neredeyse 'Keşke şu Sevilla maçlarını hiç oynamasaydım.' diyecek hale geldim.
Her zaman şunu savunurum. Bir takım iyi oynarsa, iyi mücadele ederse, yanındaki arkadaşına yardım ederse, o zaman bir futbolcu sahaya çıkıp kendi yeteneklerini gösterebilir.
Geçen sene de takım olarak hoca değişikliğinden dolayı iyi oyun sergileyemedik. Bundan bireysel olarak ben de etkilendim. Sayın Daum ile de gayet iyi başladık ve hedeflerimize doğru adım adım ilerliyoruz.
Fenerbahçe'de üçüncü hocayla çalışıyorsun, bu farklılıklar sizlere nasıl yansıyor ?
"Hoca değişikliği özellikle oyun anlayışı bakımından yansıyor, her hocanın kendine has oyun stili vardır. Mesela Zico zamanında, ben hep 'serbest' oynuyordum. Zico şöyle bir şey söylüyordu: 'Uğur sen kenarda bekle, arkadaşların alan boş olduğu zaman topu sana atsınlar. Sen de bire birde adam geçip, orta yap, içeri gir -çık, çalım at' diyordu.
Aragones ise benden, orta sahaya gelip pas verip, koşmamı istiyordu. Benden sadece bunu bekliyor, hiçbir zaman dripling yapmamı istemiyordu. Sürekli olarak; ' Sadece pas verip, koş… Orta sahaya gelip, yana geriye pas ver' diyordu. Ben de öyle yapınca, bu sefer taraftar tepki koyuyordu. Taraftarlar eskisi gibi dripling yapmamı beklerken,buna karşın hoca da aksine onları yapmamı istemiyordu. Öte yandan, tribünlerdekiler gibi eleştirmenler de, bunları bilemediği için de, ben ve benim gibi hocalarının verdiği görevi yapmaya çalışan futbolcuları haksız yere eleştiriyorlar !... Geçen sene ben de bu stresi çok yaşadım.
Saha içinde bazı olumsuz şeyler yaşanıyor ve medya da bunu 'Sahada kavga ediyorlar !..' diye haber yapıyor. Bununla ilgili bize neler söyleyebilirsin ?
Sahadaki futbolcuyu, tribünde oturmuş, elinde çayı ya da çekirdeği maç izleyen bir insan gibi düşünmemek lazım.. Sahadaki futbolcu o an mücadele içinde, oksijensiz bir ortamda olduğu için, olumsuz bir harekette verdiği tepkilerin farkında bile değildir..Sporcu, stresli ve adrenalinin arttığı bir ortamda bilinçsizce o hareketleri yaptıktan sonra, ister istemez pişman oluyor. Sahadaki o tartışmalar aslında çok normaldir. Çünkü o kadar sert bir mücadelenin içindesiniz ki… Belki bir dakika önce 100 metre depar atıp gelmişsiniz. Yorgunsunuz. Öyle bir an geliyor ki, bir şeylere tepki göstermek durumunda kalıyorsunuz. O anda normal bir insan gibi düşünemiyorsunuz ama hemen akabinde bir dakika sonra o yaptığınız hareketlerden dolayı üzüntü çekiyorsunuz.Mesela herkes Emre'yi kavgacı, sinirli bir insan olarak tanımlıyor. Ama Emre, normal yaşantısında şeker gibi bir insandır. Esprilerine gülmekten kendinizi alamazsınız. Çok cana yakındır. Tabii ki aslında saha içinde oto-kontrol çok önemlidir. Futbolcular bunun üzerinde de çalışmalar yapıyorlar. Ama söylediğim gibi bazen adrenalin çok fazla yükselebiliyor.
Milli Takımla ilgili, 'Yerli mi, yabancı hoca mı ?..' tartışması var. Sen bu konuda neler söyleyebilirsin ?
Benim düşüncem yerli hocadan yanadır. Zira yerli olursa, futbolumuzu ve futbolcularımızı tanıması, tüm futbolcularla birebir diyalog kurabilmesi açısından daha iyidir. Ama ona göre de bir hoca seçilmek zorunda. Milli takımın hocasının futbolcularla çok fazla diyalog içinde olması lazım. 10-15 günlük kamp döneminde o futbolcuyla kaynaşacak, konuşacak, istediğini anlatacak, onu motive etmeye çalışacak.. Milli takımın hocasının bence maç olmadığı zamanlarda da futbolcularını araması ve diyalog kurması gerekiyor. Bunu da Türk bir hoca daha iyi yapabilir gibi geliyor bana. Fatih hoca belki her zaman muhatap olmuyordu ama, sonuçta yardımcılarıyla sürekli irtibat halindeydik. Bence milli takım hocalığı böyle olması gerekir.
Avrupa Ligi'nde rakibimiz Lille, sonrası Liverpool olacak gibi görünüyor, bununla ilgili ne diyebilirisin. Fenerbahçe Final oynar mı ?
UEFA Avrupa Ligi'nde Lille'i geçeceğimizi düşünüyorum, takımımız bu kapasiteye sahip durumda. Sonrası Liverpool geliyor. Gerçekçi olmak gerekirse 'Sahamızda oynayacağımız maç, bizim kader maçımız olur' diyorum. Eğer çok iyi konsantre olur, çok iyi mücadele ederek iyi bir sonuçla sahamızdan çıkarsak Liverpool'u da eleyeceğimizi düşünüyorum. Liverpool'da Gerrard ve Torres'i çıkardığınızda yenilmeyecek bir takım değil. Ama öncelikli hedefimiz Lille tabii ki !.. Herşeye rağmen, kim ne derse desin Fenerbahçe 2010 yılına damga vuracak bir takım olacak. Bunu benim gibi tüm takım arkadaşlarım da biliyor.
Biraz da özel yaşantına değinelim. Evliliğin futboluna nasıl bir etki yarattı?
Şunu söyleyebilirim ki, evliliğimdeki mutluluk olmasaydı, inanın geride bıraktığım olumsuz günleri bu kadar kolay geçiremezdim..Benim için çok daha sıkıntılı ve zor olabilirdi. Ama evimdeki hayatım çok güzel olduğu için bunları aştım. Sonuç olarak mutluyum ve de huzurluyum.
Evli futbolcu arkadaşların var, bir araya geldiğinizde neler konuşuyorsunuz ?
Her evde olandan farklı bir durum olmadığını söyleyebilirim. Özetlersem; kadınlar mutfağa girip dedikodu yapıyorlar, biz de genelde takım ve futboldan konuşuyoruz."
Kaynak: CKF
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
7/1/2010 - “Şampiyonluğa aç olmamız gerek”
Fenerbahçemizin başarılı futbolcusu Diego Lugano Fenerbahçe Televizyonu'na sezonun ikinci yarısı için beklentilerini ve çalışmalarla ilgili detayları anlattı. Tatil sonrası yapılan çalışmaların çok büyük önem taşıdığını ifade eden Lugano; "Sezonun ikinci yarısı için hazırlıklara başladık. İkinci yarı çok daha zorlu ve daha çekişmeli geçecek. Şu anda yaptığımız çalışmalar çok büyük önem taşıyor. Tatil sonrası çalışmalarımızın meyvelerini ikinci yarıda alacağız. Çünkü şampiyonluğu hedefliyoruz. Sezonun ikinci yarısı başlamadan önce yapılan çalışmaların sezon içinde çok büyük kolaylık sağlayacak. Hem kondisyon, hem moral hem de birliktelik açısından yapılan çalışmaların bize katkısı çok büyük oluyor. Şu anda çalışmalarımız çok iyi gidiyor. Takımın havası da çok iyi" dedi.
Sezonun ilk yarısında iyi bir başlangıcın ardından tatsız sonuçlar aldıkları bir dönem yaşadıklarını hatırlatan Lugano, "Aslında ilk yarıya baktığımızda tüm hedeflerimize ulaştığımızı görüyoruz. Türkcell Süper Lig'de liderlik, Avrupa Ligi'nde liderlik ve Ziraat Türkiye Kupası ilk maçı sonunda grupta da liderlik bizim oldu. Fakat tabi ki sezonun ikinci arısında da ilk yarıda olduğu gibi tüm maçlarımızı kazanamayacağız. Futbolda her maçı kazanamazsınız. Mağlubiyetler, beraberlikler de olacaktır. İlk yarıda yaşadığımız düşüşün ardından yeniden çıkış yakaladıktan sonra üç kulvarda da elde etmek istediklerimizi ikinci yarıda başarabiliriz. Bunu başarabilecek gücümüz ve o kalitede ekibimiz var. En önemlisi hedeflerimiz için savaşmak. Bize düşen, bütün maçlara en iyi şekilde hazırlanıp, kazanmaya çalışıp, kazanamasak bile gerekli mücadeleyi vermek ve sezon sonunda hedeflerimize ulaşmak" şeklinde konuştu.
Sezonun ikinci yarısında Fenerbahçe adına fikstür avantajı olduğu fikrine katılmadığını ifade eden Uruguaylı yıldız oyuncu, "Benim mantaliteme göre fikstür avantajından ziyade Fenerbahçe olarak bizim şampiyonluğa aç olmamız gerek ve Fenerbahçe'nin saha içinde en yüksek düzeyde futbol oynaması gerek. Şampiyonluk ancak bu şekilde kazanılıyor. Sonuçta iyi oynamayı ve kazanmayı bilmeliyiz. Fizik kondisyonumuzu ve formumuzu her maça iyi yaymalıyız. Eğer bunların hepsini bir araya getirebilirsek o zaman şampiyon oluruz. Bu şartlar dışında düşünürsek, sadece dört kez İstanbul dışına çıkacağımızı bir avantaj olarak görürsek yanılırız.Sonuçta her maçın ayrı bir önemi var. Kendi evimizde ve ya dışarıda oynayacağımız her maçın ayrı bir zorluğu ve ayrı bir önemi var. Önemli olan bizim takım olarak iyi futbol oynayıp gerekli iyi sonuçları almamız" dedi.
Ligin zirvesinde bulunan ve şampiyonluğu kovalayan takım sayısının artmasının Türk futbolu adına çok güzel bir konu olduğunu belirten Lugano, "Öncelikle şampiyonluk yarışında iki üç takım yerine 5-6 takımın yer alması, mücadele etmesi, şampiyon olmak istemesi ve şampiyonluğu kovalaması çok önemli bir ayrıntı. Geçen sene de aslında buna benzer bir durum söz konusuydu ama bu yıl işler daha da kızıştı diyebiliriz.Bu durum aslında bütün takımlar için avantaj.Önemli rakipler var, sürekli iyi takımlarla karşılaşıyorsunuz ve rakiplerinizin de önemli hedefleri var.Bu da sizin kendinizi hep daha iyi hazırlamanızı sağlıyor.Ama önemli olan son hafta şampiyonluğu elde etmek.Biz de bunun için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.
Bilica ile iyi bir ikili olduklarını ve gün geçtikçe daha da iyi bir uyum yakaladıklarını belirten Lugano, "İki stoperin birlikte uyum içinde hatasız oynaması zor bir olay. Biz de Bilica ile sezon başından beri birlikte oynamaya başladık. Ama ilk yarıdaki performansımıza baktığımız zaman iyi şeyler başardığımızı düşünüyorum.Onun dışında bu güzel süreç, iyi oyun ve uyum takım adına ikinci yarıda da devam edecektir.Stoperlerin ve arka dörtlünün uyumu takımın diğer pozisyonlarında oynayan oyuncuları rahatlatır ve defansif anlamda takımın ihtiyacı olan güveni sağlar. Bu nedenle bizim yaptığımız her şey çok önemli. Belki biz stoperler olarak çok fazla göz önünde bulunmuyoruz.Ama bir forvet gol atmak için nasıl mücadele ediyorsa , biz de takımın gol yememesi için savaşıyoruz.Kazanmak için her ikisi de çok önemli" şeklinde konuştu.
2010 yılına Uruguay'da bulunan ailesinin yanında, eşi ve çocuklarıyla birlikte büyük bir keyifle girdiğini belirten Lugano, Fenerbahçe taraftarlarına yine yılın mutluluk ve başarı getirmesini diledi ve "Fenerbahçe'nin eşsiz taraftarı şunu bilsin ki bizler çalışıyoruz, onlar da bizim yanımızda olsunlar. Biz çalıştığımız taktirde şampiyon olacağımızı biliyoruz. Çünkü takımımızda müthiş bir kapasite ve potansiyel var. Taraftarımız sonuna kadar yanımızda olsun ve biz de onlardan alacağımız güçle onların isteklerini yerine getirelim" dedi.
Kaynak: CKF
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
2/12/2009 - Kazım Yalan Söyledi
F.Bahçe'nin Kasımpaşa'ya yenildiği gece Kazım barda sabahladı. Yönetim bu haberi yalanladı ancak Kazım'ın bardan çıkarken fotoğrafları yayınlanınca, "Kazım bize gerçeği söylememiş" açıklamasını yaptı.
*** 'Yalan söyledi'
Haşarı yıldızın "barda alem yaptığı" haberini yalanlayan yönetim, gerçek anlaşılınca çark etti: Kazım bizi kandırdı.
Belgeler ortaya çıkınca FOTOMAÇ, Fenerbahçe'nin Kasımpaşa'ya yenildiği maç gecesi "alem" yapan Kazım ve Santos'un haberini"Fenerbahçe yasta, Kazım&Santos barda" başlığıyla okuyucularına duyurmuştu. Fenerbahçe yönetimi, Sabah gazetesinin de yayımladığı haberi jet hızıyla yalanladı. Ancak Sabah belgeleri ortaya koyunca, sarı-lacivertli yönetim geri adım atarak "özür" gibi bir mesaj yayınladı. İşte "Bilgilendirme"başlığıyla o mesaj:
Disiplin cezası geliyor Kazım'la ilgili 29.11.2009 tarihinde resmi internet sitemizden yapmış olduğumuz açıklama oyuncumuzunkendi beyanı üzerine kaleme alınmıştır. Ancak daha sonra yapılan araştırmalarda futbolcumuzun cumartesi akşamı bulunduğu mekan ve orada bulunma saatiyle ilgili gerçekleri tam olarak beyan etmediği ortaya çıkmıştır. Bu futbolcumuz ile ilgili gerekli disiplin cezasının uygulanacağını kamuoyuna bildiririz."
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
1/12/2009 - Fener'in çivisi çıktı
Santos ve Kazım'ın düzensiz
hayatına, Güiza'nın idmanı izinsiz terketmesine, Carlos'un gelişigüzel
demeçlerine ses çıkartmayan Sarı-Lacivertli yönetim, Topuz'un son maçta
hocasına karşı gösterdiği tavrı da görmezden geldi
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
1/12/2009 - Güiza as takımda, Semih bildiğiniz yerde!
Fenerbahçe,
Twente maçının hazırlıklarının İstanbul ayağını dün tamamladı. Can
Bartu Tesisleri'nde iki saat süren çalışmada Emre, Cristian ve Santos
düz koşu yaptı, kaza geçiren Kazım ise yer almadı. Kasımpaşa maçına
çift forvetle çıkan Daum dün taktik maçında as takımı Güiza ile tek
forvet oynatıp, Semih'e artık alıştığı yedek takımda yer verdi.
Sarı-lacivertliler bu sabah 10:00'da Hollanda'ya gidecek.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
1/12/2009 - Nistelrooy savaşı...
İspanyol basınına konuşan menajer Linser, Fenerbahçe ve Galatasaray'ın
Real Madrid'li Nistelrooy'u isteyen takımlar arasında olduğunu söyledi
Ara transferde kadrosunu kaliteli
bir forvetle takviye etmek isteyen Fenerbahçe ve Galatasaray'ın aynı
golcünün peşine düştüğü ortaya çıktı... İspanyol basınına konuşan Real
Madrid'li Ruud Van Nistelrooy'un menajeri Rodger Linse, futbolcusunu
isteyen takımlar arasında Fenerbahçe ve Galatasaray'ın bulunduğunu
söyledi. Linser, Hollandalı yıldızın ocak ayında Real Madrid'den
ayrılmayı düşündüğünü ve teklifleri değerlendirmeye başladığını söyledi
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
30/11/2009 - Daum Tek Forvete Dönüyor
Fenerbahçe, Hollanda'nın Twente takımıyla oynayacağı UEFA Avrupa Ligi maçınınİstanbul'daki hazırlıklarını, yaptığı antrenmanla tamamladı.Fenerbahçe, Hollanda'nın Twente takımıyla 2 Aralık Çarşamba günü oynayacağı UEFA Avrupa Ligi maçının İstanbul'daki hazırlıklarını, yaptığı antrenmanla tamamladı. Teknik direktör Christoph Daum yönetiminde, Can Bartu Tesisleri'nde gerçekleştirilen ve 1 saat 45 dakika süren antrenmanda sarı-lacivertliler taktik ağırlıklı bir çalışma yaptı. Antrenmana, trafik kazası geçiren Kazım katılmazken, sakatlıkları bulunan Emre, Dos Santos ve Cristian ise bireysel oyuncu antrenörü Dolu Arslan yönetiminde özel bir çalışmaya tabi tutuldu. Koşu ve kondisyon çalışmaları ile antrenmana başlayan sarı-lacivertliler, daha sonra yarı sahada 5'er kişilik ekipler halinde taktik ağırlıklı çift kale maçlar oynadı. Sarı-lacivertliler, bu çalışmaların ardından tam sahada çift kale maç oynadı.-TEK FORVETE DÖNÜŞ-Kasımpaşa maçında sahaya çift forvetle çıkan Fenerbahçe'nin bugünkü antrenmanında, teknik direktör Daum, as takımı tek forvetle oynattı. Forvette Güiza yer alıp, arkasında Alex oynarken, Semih ise yedek takımda forma giydi. Sakatlıkları bulunan Cristian ve Emre'nin yokluğunda as takımda ön liberoda Selçuk ile Deniz görev aldı. Alman teknik adam, as takımı Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Lugano, Bilica, Roberto Carlos, Mehmet Topuz, Deniz, Selçuk, Vederson, Alex ve Güiza'dan oluşturdu. -YAN TOP VE SERBEST VURUŞ ÇALIŞMASI-Antrenmanın son bölümünde ise sarı-lacivertliler yan top ve frikik çalışmaları yaptı. Daum, ceza alanı içine maket oyuncular yerleştirip futbolcularına önce yan toplarla gol çalışması yaptırdı. Daha sonra ise futbolcular yine maketler karşısında serbest vuruş çalışmaları gerçekleştirdi. Sarı-lacivertliler, yarın sabah özel uçakla Almanya'ya gidecek. Fenerbahçe kafilesi, Almanya'dan karayoluyla Hollanda'ya geçecek. Kaynak: Anadolu Ajansı
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
30/11/2009 - Emre Acele Ediyor
Beşiktaş derbisinde sakatlanan ve sahalardan en az 3 hafta uzak kalacağı açıklanan Emre Belözoğlu, bu süreyi kısaltmak için tüm gücünü harcıyor.
Cuma akşamı sürpriz bir şekilde idmana çıkarak, tek başına koşu yapan yıldız oyuncu, dün de bireysel oyuncu antrenörüDolu Arslan yönetiminde önce sahada ardından salonda bir çalışma yaptı. Hafif sakatlığı olan Gökhan da salonda çalışırken, Dos Santos tedavi oldu.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
|